Her Şeye ‘Evet’ Demek!

Her Şeye ‘Evet’ Demek!

İnsan her şeye ‘Evet’ derse sonunda buyruk veren efendileri olur

Her şeye “Evet” demek yorar. Bıktırır insanı. Hayatı zehir eder, her şeye evet diyene.

“Ayıp olur!”larımız var, “Ne derler sonra?”larımız var, “Yazık ama yaa…”larımız var. Her şeye evet deriz bu yüzden. 

Hele bir de yufka yürekliyse insan, vurun abalıya. Belki “vurun abalıya” demek için istemez kimse ondan ama alıştırmıştır ya hani… Ne derlerse, nasıl olsa o yapıyor ya; onun için ondan istemeye devam ederler. İşte, okulda ya da evde… He yerde… Aile veya arkadaş topluluğunda… 

O, ‘Hayır!’ demeyi bilmez nasılsa. 

Kimse o kişinin de, istekte bulunanlar gibi duyguları, ihtiyaçları olduğunu düşünmez, düşünemez.

Birisi ondan iş isterken, “Haydi bunu da ben yapıyım…” demez; “e sen yapıyorsun ya…” der…

Toplum olarak böyleyiz. her birimiz aslında ‘önce başkalarının ne dediğine dikkat etme kuralı’ ile büyütüldük ama içimizden bazıları bu kurala riayet etmede daha öne çıkar.

O kişi, başkalarına göre yaşama kuralına diğerlerinden daha bağlıdır; bunu kendisi de icraatlarıyla gösterir. O kişinin başkaları için dokuza mı bölünmesi gerekiyor; bölünür. On dokuza mı bölünmesi gerekiyor yine bölünür. Bir Allah’ın kulu da “Dur yahu yeter. Sen şuraya otur dinlen, biraz da ben yapayım!” demez.

O kişinin başkaları için yaptıkları yetmez, insanlar o kişiye yardım etmek, işin ucundan tutmak yerine bir de onu eleştirirler… “Onu öyle yapma, şöyle yap.”, “Onu oraya koyma, şuraya koy.”

O kişi, baştan zaten bir anlamıyla kendisine buyruk verilmesini kabul etmiştir. Eee, o zaman, her şeye ‘evet diyen kişi de buyruk verenleri ne derse yapmaya, nereye yönlendirirse oraya gitmeye mahkûm olur.

Yapacak o her şeye ‘evet’ diyen kişi, mecbur… Çünkü her şeye “Evet” diyor…

Toplum kurallarına
uymak yanlış mı?

Elbette örf ve ananeler, toplum için çok önemlidir. Elbette geleneklerini, göreneklerini yani kültürünü yaşayacak, yaşatacağız. Bunun kadar güzel bir şey olabilir mi. Ancak kültürümüzü oluşturan gelenek, göreneklerimizi de mihenk taşına vurmamız  gerekir. Hangileri doğru, hagileri değil… Düşünmek ve ıslah etmek gerek. Hangileri toplumu ayakta tutmak için harç oluyor hangileri birbirimizi kırmamıza sebep oluyor.

Söylenen her şeyi sorgulamadan yapan insan! Yani her şeye ‘Evet’ diyen insana gelince:

Sana söyleyeceklerim var. Unutma senin de yaşamaya hakkın var. Unutma ki sen varsan ve ayaktaysan başkalarına da yardım edebilirsin. Sadece başkaları için yaşamanın bedeli ağır olabilir. Bir zaman gelir, tüm yorgunluklar birikir ve patlar. Sen de şaşarsın, nasıl olup da hastalandığına, yataklara düştüğüne.

O gün, düştüğünde yardıma ihtiyacın olacak. Ama sana yardım edecek tek kişi olan kendin de hasta ve yatıyor olacak. 

Her şeye “Evet!” dememek, insanlara iyilik etmemek değildir!

Unutmayın ki; her şeye “Evet!” dememek, yardımsever olmamak demek değildir asla. İnsanî hasletleri bir kenara atıp duygusuz olmak değildir  asla. İnsan, imkânı varken, gücü yeterken ihtiyaç sahiplerine mutlaka yardım etmeli. 

Gerekiyorsa ihtiyacı olanların evlerine sırtında odun, kömür taşımasını bilmeli, insanı güçlü kılan budur. Ama kendi isteyerek taşımalı. İyilik yapmak için kan ter içinde kalmaktan, yorulmaktan bir zarar gelmez, birkaç saat dinlenince geçer. Tatlı bir gurur kalır geriye, Allah için hayr.. Öksüzü, yetimi sevindir! Ama kendi iradenle ve yönteminle yap…

Dini kaynağından okumalı

Dinini iyi bilmeli insan. İslâm’ı  Kur’an’dan öğrenmeli… Kur’an’ı anlamak ve öğüt almak için okumak gerek… Düşünüp tutmak için Allah’ın kurallarını mealinden okumalı. İnsan, Kur’an’ın bize ne dediğini öğrenince, kimsenin hakkını yemez. Kimseyi kendine hizmetçi tutmaz. Kimseyi ezmez. Adaletten ayrılmaz. Atalarımız söylediklerini iyi bilmeli ama söylenen her şeyin dinimizde yeri var mı, bir daha düşünmeli. Kaynağından  okumalı ve araştırmalı. Yani körü körüne değil, okumalı. 

Hiç düşündünüz mü Kur’an’ın ilk inen ayetleri neden “İkra” yani “Oku” ile başlıyor. Belki de; “geleneklerine göre değil, bak bakalım bu kitapta var mı? Etrafına bir bak; dağlara, denizlere, Güneş’e ve Ay’a bak. Kâinat sırlarla dolu, araştır…” demek için ‘Oku’ ile başlamıştır ilahi vahiy.

Sonuç olarak

• Her şeye ‘Evet’ diyerek strese girip sağlığını bozma.

• Senin hakkını yiyenlerin kul hakkı yemelerine ‘Hayır” diyerek engel ol, onlara iyilik yap.

• Bu can sana Allah’ın bir emanetidir. Emanete sakın hıyanet etme. Çünkü senin de yaşamaya hakkın var. 

• Sana kötülük etmiş olanları da affet, onları da sev ki, hâlâ senin kinin yaşayıp da kendini bitirmesin. 

• İnsanları sev, hayvanları sev, doğayı sev… Kısacası yaratılanı sev; Yaradan’dan ötürü.

• Sana yapılan haksızlıklara de ki; “Allah büyüktür; Allah (C.C.) ne güzel vekildir…”

Sevgiyle Kalın

bir yorum bırakın